Gecenin hüznü sokaklarına düşüyor,
yıllanmış yanaklarına sarkıyor sonra.
Her zamanki gökyüzü şimdi çok
farklı görünüyor.
Sonra sanıyor ki, aya ışığını
O'nun yüzü veriyor.
Ay tutuluyor
Kendi tutuluyor.
Sokak lambaları yanık;
neredeyse yüreği kadar.
Bedeni sudan taş;
Yıkık, gölgeli şehir gibi
Hiroşima'dan sağ çıkan küller gibi.
Göğe bakıyor.
Gök hiç oralı değil.
Yıldızlara tek tek hüznünü işliyor;
hüznünde o'nun yüzü.
Sonra neden, gece ışıldıyor.
Hüznü yanaklarından ayağına,
Oradan toprağa iniyor
Dünya tekrar mı dönmeye başladı? Bilmiyor.
Yetişen her çiçek o'nun sureti.
Bir çiçek koparıyor, topraktan.
Sonra tepelenmiş bir toprağın üstüne,
koyuyor; mezardan bir taşın önüne.